KAYITDIŞI EKONOMİ İLE MÜCADELE KAPSAMINDA TEVSİK ZORUNLULUĞU

(Yaklaşım Dergisinin Ekim/2006 Ayı 166. Sayısında Yayımlanan Makalesinden Alınmıştır.)

 

 

Ali İhsan TUNÇAĞIL

Manisa Vergi Dairesi Başkanı 

 

 

     I- GİRİŞ

              Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 257. maddesinin birinci fıkrasının 2 numaralı bendi ile Maliye Bakanlığı’na “Mükelleflere muameleleri ile ilgili tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etmeleri zorunluluğunu getirme ve bu zorunluluğun kapsamını ve uygulamaya ilişkin usul ve esaslarını belirleme yetkisi” verilmiştir. Söz konusu bentte geçen banka deyimi, 18 Haziran 1999 tarih ve 4389 sayılı Bankalar Kanunu’na tabi Türkiye’de kurulmuş ve kurulacak bankalar ile yurt dışında kurulu bankaların Türkiye’deki şubelerini ifade eder. Benzeri finans kurumu ise Bankalar Kanunu’nun 20. maddesinin altıncı fıkrasında belirtilen özel finans kurumları olarak Maliye Bakanlığı’nca tespit edilmiştir.

Bu yetkiye dayanılarak tahsilat ve ödemelerin banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsikine ilişkin açıklamalar Maliye Bakanlığı’nca yayımlanan 320, 323, 324 ve 332 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğlerinde (1) yapılmıştır.

Yapılan bu düzenlemeler ile ticari işlemler ve finansal hareketlerin taraflarının izlenmesi ve vergiyi doğuran olayların mali kurumların kayıt ve belgeleri yardımıyla tespit edilmesi amaçlanmaktadır.

 

              II- TEVSİK ZORUNLULUĞU

 

              A- KAPSAM

 

             Tahsilat ve ödemelerin tevsik zorunluluğunun kapsamına; birinci ve ikinci sınıf tüccarlar, kazancı basit usulde tespit edilenler, defter tutma zorunda olan çiftçiler, serbest meslek erbabı ve vergiden muaf esnafın, kendi aralarında yapacakları ticari işlemleri ile nihai tüketicilerden (Türkiye’de mukim olmayan yabancılar hariç) mal ve hizmet bedeli olarak yapacakları tahsilat ve ödemeleri girmektedir.

 

              B- TEVSİK ZORUNLULUĞUNUN TUTARI VE BAŞLANGICI

 

             Yukarıdaki kısımda belirtilen mükellefler, 8.000 Yeni Türk Lirası’nı (2) aşan tahsilat ve ödemelerini banka veya özel finans kurumları (posta idareleri dahil) aracılığıyla yapacaklar ve bu kurumlarca düzenlenen dekont veya hesap bildirim cetvelleri ile tevsik edeceklerdir. Toplam tutarı 8 milyar Türk Lirasını aşan her türlü mal ve hizmet bedeli, avans, depozito, pey akçesi gibi ödeme ve tahsilatlar tevsik zorunluluğu kapsamındadır.

 

            Tespit edilen tutarın altında kalan tahsilat veya ödemelerin banka özel finans kurumları veya posta idareleri aracılığıyla yapılması ihtiyaridir. Bu tutarı aşan avansların da banka, finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsiki zorunludur.

 

             Bu zorunluluk tahsilat veya ödemeye taraf olan ve her iki tarafta bulunan mükellef için geçerlidir.

 

           Tespit edilen tutarın üzerindeki işlemlerin tevsik zorunluluğundan kaçınmak amacıyla parçalara ayrılması kabul edilmemekte; aynı günde aynı kişi veya kurumlara yapılan işlemler de tek bir ödeme veya tahsilat sayılmaktadır.

 

              C- TAHSİLAT VE ÖDEMELERİN YAPILACAĞI ARACI KURUMLAR

 

             Mükelleflerin 8.000 YTL’yi aşan tahsilat ve ödemelerinin banka veya özel finans kurumları (posta idareleri dahil) aracılığıyla yapılması ve bu kurumlarca düzenlenen dekont veya hesap bildirim cetvelleri ile tevsiki zorunlu bulunmaktadır. Tespit edilen tutarın altında kalan tahsilat ve ödemelerin banka veya özel finans kurumları aracılığıyla yapılması zorunlu bulunmamaktadır.

 

              Bahsi geçen kurumlar aracı kılınmak suretiyle; havale, çek, kredi kartı ve bu kurumlar aracılığıyla tahsil edilen senetler gibi bankacılık araçları kullanılarak yapılan ödemeler ve tahsilatlar karşılığında dekont veya hesap bildirim cetvelleri düzenlendiğinden tesvik edilmiş sayılmaktadır. Banka ve özel finans kurumlarının internet şubeleri üzerinden yapılan işlemler de aynı kapsamdadır.

 

              Genel ve Katma Bütçeli İdareler (3), İl Özel İdareleri, Belediyeler ile bunların teşkil ettikleri birlikler, Kanunla kurulan diğer kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan ve işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşlar veya bunlara ait veya tabi diğer müesseseler tarafından yapılan ihale işlemlerine ilişkin yatırılması gereken teminat tutarları, belirtilen limiti aşsa bile bunlara ilişkin ödeme ve tahsilatların; banka, özel finans kurumları veya Posta ve Telgraf Teşkilatı Genel Müdürlüğü aracı kılınarak yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır.

 

               D- TEVSİK ZORUNLULUĞU DIŞINDA KALAN TAHSİLAT VE ÖDEMELER

 

              Tevsik zorunluluğu kapsamına giren kişiler ile nihai tüketicilerin genel ve katma bütçeli idareler ile döner sermaye işletmelerine yapacakları ödeme ve tahsilat işlemlerinin banka, özel finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsiki zorunlu bulunmamaktadır. 323 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile ilave edilen aşağıdaki kurum ve kuruluşlarda yapılan ödeme ve tahsilat işlemlerinin de banka veya özel finans kurumlarınca düzenlenen belgelerle tevsiki zorunlu değildir.

 

             - Sermaye piyasası aracı kurumlarında,

             - Yetkili döviz müesseselerinde,

             - Noterlerde,

            - Tapu idarelerinde

 

yapılan işlemlere konu ödeme ve tahsilat işlemlerinin banka veya özel finans kurumları aracı kılınarak yapılması zorunlu bulunmamaktadır.

 

          Türkiye’de mukim olmayan yabancılar da bu uygulamanın dışındadır. Ancak, Türkiye’de mukim olmayan Türk vatandaşları tevsik zorunluluğu kapsamındadır.

 

            E- UYGULANACAK CEZA

 

          Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesinde, yine aynı Kanun’un mükerrer 257. maddesi ile getirilen zorunluluklara uymayanlara özel usulsüzlük cezası kesilmesi öngörülmüştür. Bu nedenle mükerrer 257. madde uyarınca 01.08.2003 tarihinden itibaren 320 Seri No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile getirilen tevsik zorunluluğuna uyulmaması özel usulsüzlük cezasını gerektirmektedir.

 

           16 Temmuz 2004 tarihinde Meclis Genel Kurulu’nda kabul edilen 5228 sayılı Kanun’un 10. maddesiyle, Vergi Usul Kanunu’nun mükerrer 355. maddesinin sonuna aşağıdaki fıkra eklenmiştir.

 

           “Tahsilat ve ödemelerini banka, benzeri finans kurumları veya posta idarelerince düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğuna uymayan mükelleflerden her birine, her bir işlem için bu maddeye göre uygulanan cezalardan az olmamak üzere işleme konu tutarın % 5’i nispetinde özel usulsüzlük cezası kesilir. Bu şekilde ceza kesilen mükellefler hakkında üçüncü fıkra hükmü uygulanmaz.” (4)

 

            Böylelikle 5228 sayılı Kanun’un 10. maddesinin yürürlüğe giriş tarihi olan 03.08.2004 tarihinden (5) itibaren 8.000 YTL’yi aşan tahsilat ve ödemelerini banka, özel finans kurumu veya PTT aracılığı ile yapma zorunluluğuna uymayanlara kesilecek ceza sistemi değiştirilmiştir. Yapılan bu düzenlemeye göre, yukarıda açıklanan zorunluluğa uymayanlara işleme konu tut arın % 5’i tutarında özel usulsüzlük cezası kesilecektir. Ancak, bu şekilde hesaplanacak ceza tutarı, 01.01.2006 tarihinden itibaren, birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı için 1.290 YTL, ikinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler için 600 YTL ve bunlar dışında kalan için de 290 YTL’den az olmayacaktır.

 

           Açıklanan zorunluluğa birden fazla uyulmaması halinde ise, üçüncü fıkrada yer alan bir kat artırımlı ceza uygulaması söz konusu olmayacaktır. Ancak, her bir işleme ilişkin tutarın % 5’i kadar ve yukarıda belirtilen belirlenen usulsüzlük cezalarından az olmamak üzere uygulanacaktır. Bu değişiklik bir nev’i ceza artırımı şeklindedir.

  

           III- SONUÇ

 

          Ülke olarak içinde bulunduğumuz süreçte ekonomik göstergelerin iyiye yönelmesi özellikle kayıt dışı ile mücadelede yeni bir takım tedbirlerin uygulamaya konulmasını zorunlu kılmaktadır.

 

           Hayat standardının uygulamadan kalktığı, basit usulde vergi sistemiyle küçük esnafın işlemlerinin kolaylaştığı, gelir ve kurumlar vergisinin oranlarının düşürüldüğü ortam ancak belge düzenine uyulmasıyla şartıyla sağlıklı vergilendirmeyi sağlar ve adaletsiz vergileme yapılmasını önleme amacına ulaşılır. Yani, az kazananın az, çok kazanın da çok vergi vermesini sağlamak için, belge düzeninin mutlaka ve tam olarak uygulanmasının gerektiğini bütün bireylerimizin özümsemesi gerekir. Eğer belge düzenlemeden ticaret yapmak alışkanlık haline getirilirse, kimin çok kazandığı, kimin az kazandığı veya zarar ettiği gerçek anlamda belirlenemez ve vergilendirmede adalet sağlanamaz.

 

           Sonuç olarak vergi sistemimizin yaşadığı sorunların temelinde kayıt dışı ekonominin ulaştığı boyutlar yatmaktadır. Kayıt dışı ekonomi ile hukuki mücadeleler başlamıştır. Maliye Bakanlığı’nın 320, 323, 324 ve 332 Sıra No.lu Vergi Usul Genel Tebliğlerinde yapmış olduğu düzenlemelerle ticari işlemler ve finansal hareketlerin taraflarının izlenmesi ve vergiyi doğuran olayların mali kurumların kayıt ve belgeleri yardımıyla tespit edilmesi amaçlanmaktadır. Söz konusu düzenlemelerin amacına ulaşabilmesi için mükelleflerin işlemlerini bu kapsamda yapmaları ve 8.000 YTL olan tevsik zorunluluğu miktarının da düşürülmesi gereklidir.

 

(*)  Gelir İdaresi Başkanlığı, Manisa Vergi Dairesi Başkanı

(1)   320 Sıra No.lu Tebliğ 04.07.2003 tarih ve 25158 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

       323 Sıra No.lu Tebliğ 01.08.2003 tarih ve 25186 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

       324 Sıra No.lu Tebliğ 28.10.2003 tarih ve 25273 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

       332 Sıra No.lu Tebliğ 27.04.2004 tarih ve 25445 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır.

 

       Ayrıca konu ile ilgili olarak Gelirler Genel Müdürlüğü’nün (www.gelirler.gov.tr) internet sitesinde 1 no.lu Vergi Usul Kanunu Sirküleri yayımlanmıştır.

(2)  Bu tutar 320 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği’nde 5 milyar olarak belirlenmişti. 323 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 10 milyar liraya yükseltilmiştir. 332 Sıra No.lu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği ile 1 Mayıs 2004 tarihinden geçerli olmak üzere 8 milyar lira olarak belirlenmiştir.

(3)   2006 bütçe yılından itibaren bunun Merkezi Yönetim bütçeli idareler şeklinde algılanması gerekmektedir.

(4)   Mükerrer 355. maddede öngörülen cezalar:

        - Birinci sınıf tüccarlar ile serbest meslek erbabı hakkında (354 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile 01.01.2006’dan itibaren 1.290 YTL),

        - İkinci sınıf tüccarlar, defter tutan çiftçiler ile kazancı basit usulde tespit edilenler hakkında (354 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile 01.01.2006’dan itibaren 600 YTL),

        - Yukarıda yazılı bulunanlar dışında kalanlar hakkında (354 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile 01.01.2006’dan itibaren 290 YTL).

(5)   5228 sayılı Kanun’un 61. maddesi Kanun’un yürürlüğüne ilişkindir. 61. maddenin 4 numaralı bendinde göre 10. maddenin yürürlük tarihi Resmi Gazete’de yayımını izleyen üçüncü gün olarak belirlenmiştir. 5228 sayılı Kanun 31.07.2004 tarih ve 21281 sayılı Resmi Gazete’de yayımlandığından, 10. maddenin yürürlük tarihi 3 Ağustos 2004 olmaktadır.